Artık Söz Taraftarda

26 Ekim 2014 » 869 Görüntülenme»

123                Haftalardır kazanamayan, puan kaybına alışmış bir takım görüntüsü çizen Samsunspor'un bu hafta ne yapacağı herkes tarafından merakla bekleniyordu.

                Maç kadromuz ilk defa taraftarın ısrarla sahaya sürülmesini istediği kadro olarak açıklanmış galibiyete olan inançta bununla birlikte zirve yapmıştı. Böylelikle ileri uçta Mbilla, Umar ve Adiloviç üçlüsü birlikte ilk maçlarına çıkacaktı.

                Maçın başlama düdüğü ile birlikte önde basan Elazığspor, çok geçmeden çalışılmış bir köşe ataşı ile takımımız karşısında öne geçiyordu. Bir süre boyunca golün etkisinden kurtulamayan takımımız, zaman geçtikçe golün şokunu üzerinden atmaya başladı. Fakat işler yine de yolunda gitmiyordu. Sahada esrarengiz bir şekilde anlam verilemeyen bir isteksizlik hakimdi. Ofansif hattı harika olan bu takım nasıl olurda gol atmakta bu kadar zorlanabilirdi.

                Nitekim tecrübesiyle kendine boş alan yaratan Musa Aydın'ın golüyle eşitliği yakaladık. İki tane de net pozisyon kaçırdığımız bu müsabakadan beraberlikle ayrılabildik. Peki ama sorun neydi? Takımın bu kadar isteksiz, mücadele ruhunu kaybetmiş, Formanın, o formadaki kutsal armanın varlığını unutmuş olmalarının sebebi neydi?

                Bu sorulara verilecek olan cevap çok da zor olmasa gerek.  Tabi ki kulübün yıllardır uğraştığı maddi sıkıntıların artık telafisinin ve affının olmayacağı bir sürecin başlaması takımı bu hale getiren en büyük etkendir. 4 aydır kulüpten paralarını alamayan futbolcularımızın akıllarındaki belirsizlik, onların tüm ruhunu, azmini kaybetmelerine sebebiyet vermiş durumda. Bizim beklediğimiz şey tam olarak benzini biten arabanın mucizevi bir şekilde çalışmasını istemek… Evet artık Türk Futbolundaki benzin, para olarak anılıyor. İstek, hırs, mücadele tamamıyla para ile doğru orantılı. Haliyle benzinsiz kalan bir araba nasıl çalışmayacaksa, parasını alamayan futbolcuda aynı o şekilde verim sağlayamayacaktır.

                Tüm bunların olacağı çok önceden belliydi aslında. Biz kendimizi parçaladık durduk burada. Taraftarımıza bugünlerin geleceğini anlatmaya çalıştık. Kimi zaman oyun bozan olduk, kimi zaman takımda kaos yaratmak için ortam kollayan zebaniler.. Ama gün geldi ki haklı olduğumuz apaçık ortaya çıktı.

                Artık önümüzde çok uzun ve bir o kadar da zorlu bir süreç var. Bu meşakkatli yolda ilk yapılması gereken artık bekleneni veremeyen, kulübe hiçbir şekilde katkı sağlayamayan, maç çıkışında polis koruması isteyen, taraftarından korkan yönetimin istifa etmesi. Akabinde bir türlü takımı havaya sokamayan Erhan Hoca içinde artık şapkayı önüne koyup düşünme vakti. Erhan Hoca'nın iyi bir swot analizi yapacağını düşünüyorum. En azından öyle umuyorum.

                Saygıdeğer dava arkadaşlarım. Hepimizin ortak davası olan Samsunspor'umuza bu zorlu süreçte elimizden geldiği kadar yardım etmeliyiz. Gerekirse kimseye muhtaç etmeyerek, cebimizden vererek bu takımı ayakta tutacak projeler geliştirmeliyiz. Şu anda kulübümüzün her fikre kapısı açık olmalıdır. Projesi olan herkes projelerini kulüp ile paylaşmalı ve bu projeler geliştirilerek Samsunsporumuzun kurtuluş reçetesi hazırlanmalıdır. Çünkü bu kulübü kurtaracak olan yine Büyük Samsunspor Taraftarıdır. Unutmayın, bizim kimseye ihtiyacımız yok. Ama onların bize çok ihtiyacı var !

Saygılarla.

Haberi Paylaş
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir