Sadece Diyebilmek…

28 Eylül 2013 » 3082 Görüntülenme»

1371512_10151835456097866_2110090889_n

Bir insan ne kadar ‘şehir milliyetçisi’ kişiliğine sahip olursa olsun, on binlerin sevdasını görmezden gelip İstanbul takımını destekliyorsa, şehir milliyetçiliğini tam anlayamamış demektir. Yani şehir milliyetçisiyim diye geçinip aslında bu kavramın gerekliliklerini yerine getiremiyordur. On binler yerine yüz binler demem gerekirdi ama bu düşüncedeki insanların aramızda yokluğu bizi on binler yapıyor, belki de binler..

Nedir şehir milliyetçiliği kavramı? Sadece Samsun demekle bitiyor mu? Sadece Samsunu sevmek, sadece Samsunun adını ön plana çıkarmakla bitiyor mu? Bitmiyor tabiki. Bunların yanında, hatta yanında değil önünde ‘Sadece Samsunspor’ demeyi de gerektiriyor. Yani şehrinin adını ön plana çıkarmak istiyorsan Sadece Samsunspor da diyebilmen gerek. Şehrini seviyorsan takımını da sevmek zorundasın. Belki şehrine sarıldığından daha sıkı sarılmalısın. Şehre yapılan haksızlıklarla takıma yapılanları bir tutmalısın. Ayıramazsın iki kavramı, ayırmaya da kalkışamazsın.

Bazen Sadece Samsunspor demek o kadar önemli olur ki, şehrini ne kadar ezdiğinin farkına bile varamazsın. Gurbetteyken veya Samsundayken sana takımını sorduklarında başka takım ismi söylersin ve farkında olmadan şehrinin adını, şanını ve şerefini arka plana atmış olursun. İşte o zaman ne kadar şehir milliyetçisi olursan ol sıfırla çarpılmış birisin.

Önemlidir ‘Sadece!’ diyebilmek. Çünkü ötekileştirilmeye çalışılmış bir takım ve buna alıştırılmış bir zihniyet vardır karşında. İstanbul takımı tutmanın birinci planda, şehrinin takımını da ikinci planda tutmanın yandaş medya tarafından empoze edilmeye çalışıldığı bu ülkede ‘Sadece!’ diyebilmek zordur elbette. Haberlerde takımını göremeyebilirsin, medyada takımını göremeyebilirsin ama bu seni yıldıracak bir sebep değil. Tam tersine bu sana güç verecek bir gerçek! Eğer şehrinin adını bir yerlerde duymak istiyorsan ‘Sadece!’ kavramı için mücadele et. Yalnız olabilirsin ama mücadele etmek için bir sebebin var, ‘yalnız kalmamak’.

Yaşanmış bir olayı paylaşmak istiyorum. Samsunsporluluğundan şüphe duymadığım ve Samsunsporluluğuyla benim bile övünebildiğim bir abimin oğluna sınıfta arkadaşları soruyorlar “Sen hangi takımlısın?” diye. Çocuk “Samsunspor” diyor, “Sadece Samsunspor”. Arkadaşlarının hepsi İstanbul takımı tuttuğundan çocuk kendini çok yalnız hissediyor. Yer yer arkadaşları çocukla dalga geçiyor. Çocuk babasına olanları biraz ağlamaklı şu şekilde anlatıyor, “Baba sınıfta herkes başka takım tutuyor, sadece ben Samsunsporluyum ve kendimi çok yalnız hissediyorum, niye Samsunsporlu insan fazla yok?”. Babası kolundan tuttuğu gibi Samsun’un maçına götürüyor. Stadyum bildiğimiz gibi, neredeyse dolu yer yer boşluklar var. Çocuk babasına aynen şu cümleyi kuruyor, “aaa baba ne kadar da çok Samsunsporlu varmış!”.

Gerek çocuklarımıza, gerek gençlerimize, gerekse büyüklerimize anlatmamız gereken ve belki de üzerimize hak olan bir davadır bu sevgi. Biz biliriz ki azmin sonu zaferdir, anlamamız gerekir ki demek ki şu anki azmimiz yeterli değil.

Bu uğurda yaşayan, çoğu insanın tanıma fırsatı olmadan kendisini sevdiği rahmetli M. Teoman Taş abimizin cümlesiyle bitirelim. “Başka? Diye Soranlara İnat Sadece Samsunspor!”

ŞEHRİNİN TAKIMINI DESTEKLE !

 

Feti Duhan Çalık 28.9.2013

Haberi Paylaş
Etiketler

4 Responses to Sadece Diyebilmek…

  1. Osman says:

    Tebrik ederim. Çok güzel olmuş, eline sağlık.

  2. ilkay says:

    ben kendi payıma düşeni yapıyorum ve benim gibi yapmaları içinde tanıdığım bildiğim tüm arkadaşlarımı teşvik ediyorum.ben evlenene kadar arkadaşlarımla,evlendikten sonra eşimle,çocuklarım olduktan sonra da çocuklarımla neredeyse tüm iç saha maçlarına gidiyorum.hatta mesai nedeniyle gidemediğim maçlara eşimi ve çocuklarımı gönderiyorum.kimi zaman biletlerini alıp kuzenlerimi ve onların çocuklarını da maça götürüyorum.kardeşimin SADECE SAMSUNSPOR duygusuna ve yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum
    gelgör ki trübin çocukların ve eşlerin pek de rahat edebildiği bir yer değil.hemen arkamızdaki koltuklarda oturanların ;anasından başlayıp çocuğundan çıktığı o galiz küfürler,çocuklarımın yüzüme garip garip bakması,benim boynumu öylece bükmem ve cevap veremeyişim…….
    velhasılı SAMSUNSPOR lu olmak zor iş,meşakkatli iş,yürek işi.herşeyden önce insan ve sevgi işi.insan sevdiğini herşeyiyle sever misali çaresiz bizde olduğu gibi seviyoruz.fakat öncelikle bize düşen,insanca bakan,sevgi ve hoşgörüyle yaklaşabilen,SADECE SAMSUNSPORLU olmaktır.
    ukalalığımı umarım hoşgörürsünüz.düşüncelerim bunlardır
    selam ve saygıyla

  3. Nameless says:

    Hangi takımlısın dediklerinde, gayet sıradan bir tavırla “Samsunspor’luyum ben” diyebiliyorum.
    Türkiye futbolunun kalite(!)sini yansıtan iki söz literatürden çıkmadıkça “Bir şeyler oluyor…” diyemeyeceğiz malesef.
    Birincisi sürekli tekrarladığımız “Başka”
    İkincisi bizi buna zorlayan “Sadece”

  4. Buğra TURGUT says:

    Eline yüreğine sağlık Feti kardeşim yazını çok beğendim umarım içerisinde taşıdığı anlam ve mesaj gerekli yerlere gerektiği şekilde ulaşır, ayrıca oğlumun hikayesini anlatman da beni ayrıca gurulandırdı, bizler bizden sonraki nesillere, evlatlarımıza ”SAMSUNSPOR” olgusunu , sevgisini aktarmaya mecburuz bu nedenle başka diye soranlara inat tek kişi kalsak dahi ”SAMSUNSPOR” demekten asla vazgeçmeyeceğiz, bizim gibi düşünen ve kendisini bu şekilde ifade etmekten çekinmeyenlerin sayısı arttıkça inanıyorum ki başarı kendiliğinden gelecektir. Tüm SAMSUNSPOR sevenleri adına sana çok teşekkür ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir