ASLOLAN FORMA DEĞİL ARMADIR

8 Temmuz 2018 » 36 Görüntülenme»

Bu yazımda son günlerde gündemde fazlaca yer edinen Samsunspor’un yeni sezona ait  forma tasarımlarının nasıl olması gerektiği hakkındaki görüşlerimi dile getirmeye çalışacağım.

Yazımın akışı içerisinde, bir spor kulübü için giyim sektörünün önemi, forma tasarımlarında dikkat edilmesi gerekenler, Samsunspor’un önceki yıllarda hangi tasarımları sıkça kullandığı  ve benim forma tasarımlarına dair naçizane görüşlerim bulunacak.

Bir spor kulübü için giyim sektörü,-ki bunun en başında maç formaları ve taraftar formaları gelir-kulübün imajı ve gelir kaynağı açısından  önem gösterilmesi gereken bir sektördür.Kulübün vizyonunu ve misyonunu yansıtan tasarımlar güzel bir imaj etkisi oluşturarak, saygınlık kazanılmasını sağlar.

Günümüz spor sektöründe,dünyanın önde gelen futbol kulüplerinin  formalardan ve diğer giyim ürünlerinden elde ettikleri gelirler, kulübün popülerliğine bağlı olarak milyon dolarlar ile ifade ediliyor. Hatta bazı kulüplerin yapmış olduğu yıldız futbolcu  transferlerinin maliyetlerinin bir bölümünü, taraftarların satın almış olduğu formalardan sağladığını da sıkça görüyoruz. Zlatan İbrahimovic’in Manchester United’a, Neymar’ın Paris Saint-Germain’e transferinde satılan forma sayılarını ve bu formaların maliyetlerini göz önüne aldığımızda ne kadar ciddi bir rakamın söz konusu olduğu aşikardır.

Sonuç olarak dünya çapında popülaritesi olsun veya olmasın her spor kulübü için giyim sektöründen elde edilecek gelir mutlaka ciddiye alınması gereken bir husustur.Bu geliri arttırabilmenin ilk koşulu ise taraftarın beğenisini kazanan tasarımları üretebilmektir.Çünkü bu tasarımları satın alacak daimi müşteri taraftardır. Çok ünlü bir futbolcuyu ya da basketbolcuyu  takıma kazandırdığınızda, forma tasarımı ne olursa olsun satışların patlaması dediğim gibi mümkündür ancak böyle bir ihtimal sadece dünyanın sayılı kulüpleri için geçerlidir.İkinci koşulu ise kulüplerin bu tasarımdaki formaları ve giyim ürünlerini, dünyanın her yerindeki taraftarlarına ulaştırabilmesidir.Bunun için de kulüpler sosyal medya hesaplarından taraftarını tasarımlar ve yeni ürünler hakkında bilgilendirebilmeli ve e-ticaret yolu ile taraftarına bu ürünleri ulaştırabilmelidir.

Bu yüzden ülkemizdeki spor kulüplerinin öncelikli hedefi taraftarın beğenisini kazanan ürün tasarımlarının satışa çıkarılması olmalıdır.

Aynı zamanda formalara yerleştirilen sponsor reklamlarının formanın önüne geçmediği ve mümkünse taraftara sunulan formalarda sponsor reklamlarının olabildiğince  az ve geri planda olduğu tasarımların satışa sunulması gerektiği kanısındayım.Çünkü taraftar için aslolan forma değil armadır.Armanın ön planda olduğu sade ve şık bir forma her zaman ilgi görecektir. Formaya reklam yerleştirilirken bu husus göz önünde bulundurulmalı, ana tasarımı bozacak yazılar ve fontlar kullanılmamalıdır. Formaya konulan reklamın tasarımı, formanın asıl tasarımıyla uyumlu olduğunda ortaya klasikleşmiş şık formalar da çıkmıyor değil. Akılda kalan tasarımlara: Liverpool’un 2000’li yıllarda giymiş olduğu Reebok tasarımlı formalarındaki Carlsberg reklamı, yine aynı yıllarda Milan’ın Adidas tasarımlı formalarındaki Opel reklamı, Chelsea’nin Adidas tasarımlı formalarındaki Samsung reklamı ve Barcelona’nın yine aynı dönemlerde giydiği Nike tasarımlı formalardaki Unicef reklamı örnek verilebilir.

Geçtiğimiz yıllarda taraftar bu konuda çok fazla sıkıntı çekmişti. Özellikle formalarda kullanılan kalitesiz kumaşlar, formaya alınan reklamların forma tasarımını bozacak şekilde yerleştirilmesi ortaya estetik olmayan forma tasarımları çıkarmıştı. Örneğin 2015-2016 sezonunda Lig’in üretmiş olduğu formalarda Atatürk silüetli tasarımlar hakimdi. Ancak ortaya yerleştirilen sponsor reklamının beyaz kare içinde olması bu silüeti oldukça bozduğundan tasarımda bir bütünlük bulunmuyordu.

Çok küçük bir detay gibi görünen formalar, aslında bir futbol takımının armasından sonraki en büyük kimliğidir. Tasarımı ve renklerinde başarılar, sevinçler ve hüzünler saklıdır.Tıpkı her sezon mutlaka giydiğimiz siyah formada 20 Ocak 1989 faciasının hüznünün saklı olması gibi. Babanın oğula, abinin kardeşe bıraktığı mirastır forma. Stadyuma ilk maçı izlemeye giderken, sokak aralarında top peşinden koşarken hep o miras sırtımızdadır. Bir giysiden fazlasıdır forma. Her şeyden önce bir gelenektir, “Ben Samsunsporluyum” diyebilmenin farklı bir yoludur.

Dünya futbolunda öyle formalar vardır ki, o takımın ismiyle, renkleriyle adeta  iç içe geçmiştir. Üstünde arması bulunmasa bile siz o formanın hangi takıma ait olduğunu ilk görüşte anlarsınız. Örneğin Celtic’in kurulduğu günden bu yana aralıksız giydiği beyaz zemin üzerine  yatay yeşil çizgili forması, Peru Milli Takımı’nın ve River Plate’in giydiği beyaz zemin üzerine çapraz kırmızı şeritli forması, Boca Juniors’un giydiği lacivert zemin üzerine büyük yatay sarı çizgili forması, Paris Saint-Germain’in giydiği lacivert zemin üzerine dikey kırmızı şeritli forması, Hollanda Milli Takımı’nın giydiği turuncu forması  ve daha niceleri… Bu tasarımlar yıllarca aralıksız giyilerek gelenek haline getirilmiştir ve her sezon farklı alternatifleri bulunsa da klasiklerin raflarda yerleri mutlaka hazırdır. Geçmişte kazanılan başarılarda da o formalar vardır, gelecekte kazanılacak olanlarda da onlar olacaktır. Bir ruhu taşırlar adeta.

Peki ya biz? Son zamanlarda böyle bir ruhu formalara yansıtabildik mi? Bizim de klasikleşen bir forma tasarımımız var mı? Yazımın geri kalanında bu soruya  cevap aramaya çalışacağım.

Samsunspor’un kuruluşundan bugüne giydiği formaları incelemekle başlayalım:

1966-1967 sezonunda giyilen bu forma sade görüntüsü ve günümüzden farklı armasıyla dikkat çekiyor.

1970-1971 sezonunda giyilen bu  forma ise parçalı kırmızı-beyaz tasarımıyla göz dolduruyor.

1973-1974 sezonunda giyilen bu forma kırmızı-beyaz çubuklu tasarımı ve canlı renkleriyle gerçekten harika bir görünüme sahip.

1977-1978 sezonunda giyilen bu forma ise orta ve yan hatlarından kırmızı şerit  geçirilerek parçalı formayı bize anımsatıyor.

1983-1984 sezonunda giyilen bu forma sade, beyaz tasarım ve kırmızı kol detayları ile şıklığı adeta yakalamış.

1985-1986 sezonunda giyilen bu formada ise yine sadelikten ödün verilmemiş ve şıklığını korumuş.Ayrıca kaleci formasındaki yenilikçi tasarım da gözden kaçmıyor.

1987-1988 sezonunda giyilen bu beyaz formada sadelikle beraber yakalanan şıklık devam ediyor.

Aynı sezonda giyilen kırmızı-beyaz parçalı tasarıma sahip olan forma ise 1970-1971 sezonuna göz kırpıyor.

1988-1989 sezonunda giyilen bu forma ile kırmızı rengin ön plana çıkarıldığı görülmektedir.

1989-1990 sezonunda giyilen bu formada ise yine sadelikten ödün verilmemiş.

1991-1992 sezonunda giyilen bu formada  kırmızı-beyaz çubuklu tasarımın uyumu tercih edilmiş.

2002-2003 sezonunda giyilen bu formayla ise çubuklu tasarıma  başka bir boyut getirilmiş.

2003-2004 sezonunda giyilen bu formada kırmızı-beyaz çubuklu tasarımın modernliği ve şıklığı ön plana getirilmiş.

2004-2005 sezonunda giyilen bu formayla ise 1977-1978 sezonuna göz kırpılmış.

2005-2006 sezonunda giyilen bu formada kırmızı renk ön plana getirilmiş, sade görünümüyle beraber canlı ve şık bir forma tasarımına sahip olmuş.

2011-2012 sezonunda giyilen bu formayla kırmızı-beyaz çubuklu tasarıma modern detaylar eklenmiş.

Aynı sezonda giyilen siyah tasarım formanın üzerinde bulunan kırmızı-beyaz detaylar ile şık bir görünüm kazandırılmış.

Yine aynı sezonda giyilen bu formayla ise beyaz tasarımdan vazgeçilmemiş.

2012-2013 sezonunda giyilen bu forma ile omuz detayına kırmızı eklenerek beyaz bir tasarım tercih edilmiş.

2013-2014 sezonunda giyilen bu formalarda kırmızı-beyaz parçalı ve siyah karışımı olan tasarım fazlasıyla dikkat çekiyor.

2014-2015 sezonunda giyilen tasarımlara baktığımızda çubuklu, parçalı, kırmızı sade, beyaz sade ve bu fotoğrafta olmayan siyah tasarımın olduğunu görüyoruz.

2015-2016 sezonunda giyilen bu formalarda ise dikkat çeken formanın üstünde bulunan Atatürk silüeti tasarımı. (Yazının başında bahsettiğim silüetli tasarıma sahip formalar bunlar. Daha sonra ortalarına sponsor reklamı beyaz şerit şeklinde yapıştırılmıştı. Özensizce yapıştırılan reklamlar kırmızı ve beyaz silüetli formaların ve çubuklu formaların tasarımlarını oldukça bozmuştu.)

2016-2017 sezonunda giyilen bu forma ile yine beyaz ve sadelik tercih edilmiş.

2017-2018 sezonunda giyilen bu formayla ise siyah ve kırmızı harmanlanmış. (Yine yazının başında bahsettiğimiz reklam fontu hatasının tasarımı nasıl bozduğu burada net bir şekilde görülüyor. Kırmızı ve siyahın hakim olduğu formaya yerleştirilen reklamın beyaz dikdörtgen içinde olması fazlasıyla alakasız duruyor.)

Samsunspor’un bugüne kadar giydiği formaların bazılarını incelediğimizde, geçmiş yıllarda sade tasarımlarla şıklığın yakalandığını görmemiz mümkündür.Yakın tarihlerde ise özellikle modern tasarımların yer aldığı ve 20 Ocak 1989  tarihindeki kazadan sonra kulübün renklerine siyahın eklenmesiyle bu rengin hakim olduğu tasarımların da yer aldığını görmek mümkün.

Bütün bunları göz önüne aldığımızda Samsunspor’un vazgeçilmez forma tasarımlarının kırmızı-beyaz çubuklu forma, kırmızı-beyaz parçalı forma, kırmızı sade forma, beyaz sade forma ve siyah deplasman forması olduğunu görüyoruz..

Özellikle 2000’li yıllara kadar giyilen formalarda sadeliğin getirdiği şıklığın üzerinde durmakta fayda var.Dönemin forma tasarımlarının gerektirdiği tasarımlar sebebiyle sadelik tercih edilmiş olabilir fakat her ne olursa olsun şıklık da beraberinde yakalanmış.

2000’li yılların başlarında ise modern formalar tercih edilmiş fakat geçmiş yıllardaki forma tasarımlarından da ödün verilmemiş ve güzel bir bütünlük sağlanmış.

Son yıllarda ise taraftarı çoğunlukla memnun edemeyen kalitede ve tasarımlarda formaların üretildiğini görüyoruz.Aslında günümüz futbol sektöründe birçok kulübün taraftarı üretilen formaların kalitelerini ve tasarımlarını beğenmiyor.Samsunspor taraftarı da bunların içinde.Geçtiğimiz yıllara baktığımızda beğenilen forma tasarımları bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bu yüzden, bu yıl güzel bir vizyon yakalanmışken taraftarın da forma tasarımlarında daha da büyük bir beklenti içerisine girmesini normal karşılıyorum.

Yine yazının önceki bölümlerinde örnek verdiğim dünya kulüplerinin forma tasarımı gelenekleştirmesi hareketine bizim de ayak uydurmamız gerektiği kanısındayım. Zira her sene birbirinden farklı, alakasız ve aşırı modern tasarımları tercih etmeye devam ediyoruz. İşte bu noktada yazının başında anlattıklarımı ve Samsunspor’un bugüne kadar giydiği formaları dikkate aldığımızda benim önerilerim şunlardır:

Kırmızı-beyaz çubuklu tasarıma sahip forma için tercihimi 1973-1974 ve 2003-2004 sezonlarından yana kullanıyorum.Yeni sezon forma tasarımlarında bu sezonlardaki gibi tasarıma sahip bir çubuklu formanın tercih edilmesinden yanayım.

Kırmızı-beyaz parçalı tasarıma sahip formada ise tercihimi 1970-1971, 1987-1988 sezonlarından yana kullanıyorum.Yeni sezonda bu tasarıma benzer bir tasarımın bulunduğu bir parçalı formanın mutlaka bulundurulmasından yanayım.

Kırmızı sade formada tercihimi 2005-2006 sezonundan yana kullanıyorum.Sade, şık ve canlı bir tasarıma sahip olan bu formaya benzeyen bir tasarımın yeni sezon formalarında bulunması gerektiğini düşünüyorum.

Beyaz sade formada ise tercihimi 1983-1984 sezonundan yana kullanıyorum.Kırmızı sade forma için yaptığım değerlendirme bu forma tasarımı için de aynen geçerli.

Siyah deplasman formada ise yenilikçi bir tasarımın bulunması ve aynı zamanda 1989 ruhunu yansıtması gerektiğini düşünüyorum.2013-2014 sezonunda tercih edilen parçalı siyah forma o yıl gerçekten çok beğenilmişti.Siyah formanın 20 Ocak 1989’un daima yaşatılması için her sezon forma tasarımlarında bulunması gerektiğini ve bu yüzden de vazgeçilmez olduğunu belirtmek istiyorum.

Bu tasarımlara sahip formaların yeni sezonda bulunmasının çoğu taraftarı memnun edeceği kanısındayım. Aşırı modern ve sadelikten uzak tasarımların formalarda güzel bir etki bıraktığını düşünmüyorum.Bu yüzden de sade ve canlı renklerin kullanıldığı formaların tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bahsettiğim tasarımlara sahip formaların Macron’un 2018-2019 kataloğunda bulunduğunu da belirtmek isterim.Macron’dan bahsetmek gerekirse bence tasarımlarıyla büyüleyen bir giyim markası ve yukarıdaki sade,şık ve canlı tasarım örnekleri de bunun bir kanıtı.

Ayrıca forma tasarımlarında taraftarın da görüşünü almak için tasarlanan formaların baskıya gitmeden önce bizlerin oylarına sunulmasını gerektiğini düşünüyorum.Sonuçta formaları şehrinin sokaklarında gururla giyecek olan taraftardır.

Bu yazıyı sosyal medyada yeni sezon forma tasarımları hakkında isteklerini belirten taraftarları baz alarak hazırladığımı belirtiyor, bu yazıyı hazırlamamda bana değerli katkılarda bulunan Utku Yılmaz’a teşekkürlerimi iletiyor, yine bu yazının kulübümüzün yetkililerine yeni sezon forma tasarımları için bir fikir vereceğini umut ediyorum.

Onur Yıldıran

08.07.2018

Yazar Hakkında

 

 

 

 

 

Haberi Paylaş
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir